Cuma, 12 Nisan 2013 16:40

ADALET Mİ, NALINCI KESERİ Mİ?

Oy ver
(48 oy)

Değerli arkadaşlarım

Medyada bir haber dikkatimizi çekti “ Ağrı’da görevli bir başçavuş kendisine ait olduğu kanıtlanmayan bir twitter hesabında  general yerine keneral yazdığı iddiası ile  tutuklanmış; evi, 11 yaşında kız çocuğunun oyuncak CD'leri, çantası, yatağı aranmış; sanırsın ki bu evladımız yasa dışı bir olaya  yardım ve yataklıktan suçlanıyor !..

Suçu olan elbet cezasını çeksin; hakaret, hiçbirimizin tasvip edeceği bir husus değildir,düşüncelerimizi muhatabımız hak etse bile hakaret ederek anlatamayacağımızın bilincindeyiz.

Alınan bilgilere göre bu astsubay zaten üste hakaret suçundan bir yıldır yargılanıyor ve takip ediliyormuş. Takip edildiğini bile,bile  Twitter hesabından bir kişinin hakaret amaçlı yazı yazması size inandırıcı geliyor mu? 

Devam eden davaya yeni bir delil olarak bu durum eklenebilir savcının takdiridir, peki "Twitt hesabı bana ait değil" diyen birinin suçu sabit değilken tutuklamadaki bu acele neyin ifadesidir?

Anayasamız, insan hakları sözleşmesi ve hukuk normlarına göre tutuklama: Ceza muhakemesi içinde mahiyeti ve sonuçları bakımından uygulanan en ağır koruma tedbiridir. Kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlayan hâttâ ortadan kaldıran tutuklama müessesesi toplum huzuru ve güvenliği için zorunlu olduğu kadar dikkatle başvurulması gereken bir tedbirdir .

Tutuklama kesinlikle bir ön ceza olamaz; hakim tutuklama kararını verirken deliller kuvvetli suç şüphesi,sanığın kaçma ihtimali,delilleri yok etme ihtimali,tanık ve mağdurlar üzerinde  baskı girişiminde bulunacağına kanaat getirirse tutuklama kararı verebilir? Bu şartların oluştuğunu söylemek mümkün mü? 

Bu astsubay amir veya üste hakaretten As.Ceza yasasının 85'inci maddesinden 1-5 yıl arasında hapis cezası ile mahkemede hakimlerimizin vicdanında yargılanıyor.

Aynı Ceza yasasının 115'inci maddesi yetkisini ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanan ast'ı hakkında keyfi işlem yapan,yapılmasını emreden  ast'ına müessir fiilde bulunan, bulunulmasına müsamaha eden amir veya üst'ü de yargılama sonunda 2 -10 yıl arasında hapsedilmesini gerektiriyor. Bize düşen hukukun üstünlüğüne saygı göstermek, biz de bunu yapıyoruz. Ancak…

Basına intikal eden bir olayı daha hatırlayalım. Amasya’da içtimada bir albay, bir uzman çavuşu hastanelik edinceye kadar dövmüş rapor almasını engellemek için revire kapatmış, bu albayın komutanı olan general yasal işlem yerine topladığı uzmanlara "biz başız sit g.tsünüz,kölesiniz" demişti; yani As.Ceza yasasının 115'inci maddesini ihlal etmişti. Askeri suçlarda şikayet şartı aranmadan savcılar res'en soruşturma açmak zorundadır. Siz, astsubay için hemen gereğini yapan savcıların bu albay ve general hakkında işlem yaptığını duydunuz mu? Bu kişiler yargılanıp ceza aldılar mı? 

Disiplin, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin olmazsa olmaz koşuludur. Disiplinin tarifinde “ast'ın ve üst'ün hukukuna riayet” ilkesi vardır. Basından takip ettiğimiz bu iki olayda  assubay kesinleşmeyen suçundan dolayı hemen tutuklanırsa, albay ve generalin kesin suçlarına rağmen bırakın cezalandırılmayı, terfi ettirilirse  adalete olan güveniniz kalır mı? 

Çağın gerisinde kalan,insan haklarına aykırı bir çok maddenin bulunduğu askeri ceza yasasında; Ast'ın ezilmesini, baskı altına alınmasını,amirin olmasa da haklılığını  sağlayan;  aynı suçu işleyen kişilerin amir veya ast olması durumuna göre farklı cezalar almasını gerektiren bir zihniyet hakimdir. Bu zihniyetle adalet sağlamak mümkün değildir...  

Orduda disiplin kadar Adalet kavramı da önemli olmak zorundadır. Personeli bir emirle ölüme gönderirken adaleti değil vatanseverlik duygularını istismarı seçerseniz, bunu sağlamak için sicil,sürgün,ceza baskısını kullanırsanız elde edeceğiniz tek şey koskocaman bir hiçtir ...

Askeri Mahkemelerin gerekliliğinin tartışılıp kaldırılmasının düşünüldüğü bir süreçte; Ağrı’daki olayda askeri hakim ve savcıların, nezdinde kuruldukları birlik komutanının etkisinde kalmamasını umuyor ve diliyoruz. TEMAD hukukçuları ve bizler tarafından yakın takibe alınan bu olaya genelkurmay adli müşavirliğinin müdahil olarak  adaletin gerçekleşmesini diliyoruz.

Adalet herkes için gereklidir.

Saygılarımla.

 

Yorumlar

+6ahmet ÇAM15-04-2013 10:13#6
Sn ATILGAN,bakmayı n onların TSK BÜTÜN AİLE ve AYIRIMSIZ dediğine. Söyledikleriyle UYGULAMALARININ örtüşmediğini ASSUBAYLAR GÖRÜYOR YAŞIYOR. Onlar, MİLLETİMİZİN bazı şeyleri GÖRÜP ANLAMASINDAN çekiniyorlar. Aile olan bir KURUMDA AYIRIM üstüne AYIRIM yapılır mı? Birilerine VAR olan bir diğerine YOK olur mu? DOYMADILAR, DOYMAYACAKLAR GÖZLERİNİ KARA TOPRAK DOYURSUN diyeceğim İNANIN onlara TOPRAK DA YETMEZ.
Bunlarda ÖLÜM ve HAK korkusu YOK. VİCDAN denilen bir ŞEY KESİNLİKLE kalmamış.
İnsan OLABİLEN kişi SİLAH ARKADAŞINA bu kadar HAKSIZLIK ve AYIRIMLA yüklenebilir mi? Sonra NASIL onunla AYNI MEVZİDE yer alacaksın?
Yaptıklarından sonra ONLARA KİM İNANIR GÜVENİR.
Ama artık YAPMAMIZ GEREKEN KENDİMİZE olan İNANÇ ve GÜVENİ güçlendirmek OLMALIDIR. Unutmayalım UYGULAMALAR gösterdi ki ASSUBAYIN ASSUBAYDAN BAŞKA DOSTU ve GÜVENECEĞİ başka KİMSE KALMAMIŞTIR.ÇÖZÜMÜ kendimiz BULACAĞIZ. Bunun başka YOLU yoktur. 8)
+7Abdullah ZENGİN14-04-2013 10:52#5
SAYIN ATILGAN,
ZAMAN ZAMAN KENDİMİ AÇ TAVUK GİBİ HİSSEDİYORUM,AD ALET DİLENMEK TÜRKİYE'DE AYIPLI HALE GELDİ.YANİ OLMAYAN BİR OLGUYU İSTEMEK.ADALET YOK Kİ, HERKESE LAZIM OLUR MANTIĞI DA YANLIŞ BENCE.İŞTE İSİM İŞTE ÖRNEK.
GENELKURMAY BAŞKANI ORG.SEMİH SANCAR,HAKİM ALBAY MESUT DİLBAZ,YER DİYARBAKIR YIL 1975.OLAYLARA KATILAN HER ASSUBAYA İSNAT EDİLEN SUÇ
SÖZLEŞEREK FİRAR.
KARAR ,GENELKURMAYIN EMRİYLE VERİLEN CEZA.ALBAY SAYIN MESUT DİLBAZ'I SIKIŞTIRAN ASSUBAYLAR KULAKLARINA İNANAMAZ."ÇOCUKLAR SİZE YEMİNLE SÖYLERİM Kİ VERDİĞİM CEZALAR GENELKURMAYIN EMRİYE OLDU"
NE YAZIK Kİ ELİMDE BUNU İSPAT EDECEK YAZILI BELGE YOK,BUNA ŞAHİT OLAN ASSUBAY EMEKLİLERİ VAR.ANCAK...DİLİN KEMİĞİ YOK Kİ..
ALIN SİZE ADALET,ALIN SİZE ASKERİ YARGININ GEREKSİZLİĞİ.
BU YÜZDEN KENDİMİ HEP AÇ TAVUK GİBİ HİSSEDERİM.
+8Orhan ORHUN13-04-2013 22:56#4
Keneral yakıştırmasına muhatap olan zihniyet; mağdur ederek mazlum duruma düşürdükleri Assubaylara haklarını teslim etmeden ve helallik almadan toplumsal algı değişmeyecektir .
+11Rafet Duran13-04-2013 17:00#3
Öncelikle TSK'de radikal kararlar alınarak mevcut zihniyetin değiştirilmesi sadece gerekli değil, zorunludur. Eğer zihniyet değişikliği sağlanırsa gerisi kolaydır. Yasaların çağa uygun hale getirilmesi,
İnsan haklarına saygılı, her alanda adil ve hakkaniyetli yasaların uygulamaya konulması, değiştirilen yeni zihin yapısının ürünü olabilir ancak.

Sadece vereceğim bir örnek mevcut zihniyetin hangi aşamada olduğunu açıklamaya yetecektir sanırım. Silivri yargılamaları için tutuklu yakınları yolu kesiyorlar. Kapatılan yolda bir vatandaş; “yolu lütfen açın, araçta çocuğum var, ölüyor, hastaneye yetiştireceğim” diyor. Tutuklu yakınlarından bir hanım; “ bu ülkede hukuk yok, senin çocuğun da ölse ne olacak “ diyor. 70-80 yaşlarındaki eşine hukuk ve adalet arayan birisi, adı üstünde çocuk yaştaki bir insanın ölmesini dahi Normal karşılayabiliyo r. Bu zihin yapısı, yalnız yetkiyi kullananlar değil, onların eş ve çocuklarına dahi sirayet etmişse, durum gerçekten vahimdir. (Buradan Silivri’deki yargılamaları tasvip ettiğim anlamı çıkarılmamalıdı r. Silivri’de yargılananlar dahil herkesin adil, evrensel hukuk kurallarına ve insan haklarına saygılı bir şekilde yargılanması samimi dileklerimdir)

Kanunu teklif eden, hakim ve savcının sicil, terfi ve atamasını yapan, emri altında görevli olup, yargılanacaklar ın büyük bir kısmına da g..t ve köle olarak bakan da, bu zihin yapısındaysa, buradan bu kadar hukuk ve adalet çıkacaktır. Hazırlanan tüm kanunlar, yalnız kanun olarak değil, içerisine hukuku ve adaleti koyabilmek için mevcut zihin yapısının acilen değişmesi şarttır. Yoksa sızlananlar ve feryat edenler asla bitmeyecektir.

Sayın ATILGAN, bir meslektaşımızın nezdinde ele aldığınız konu çok önemlidir. Bu hususla ilgili çok doğru değerlendirmele r yapmışsınız. Elinize sağlık. Teşekkürler.
+14M.F.AKALP12-04-2013 20:59#2
Twitter hesabı bana ait değil diyen assubayı tutuklayacaksın ız, uzman çavuşu hastanelik edip hakaret edenleri terfi ettireceksiniz... Sizin adalet anlayışınız buysa kendinize adalet gerektiğinde neden sızlanıyorsunuz ?
+19ibrahim12-04-2013 19:35#1
Sayın ATILGAN,Dünya ve ülkemiz hızlı bir şekilde kabuk değiştirmektedi r,artık hiçbir şey gizli kalmıyor,bu hızlı değişime genkur. ayak uyduramazsa yarın çok geç olabilir. Saygılarımla.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir. Yorum yapmak için lütfen KAYIT olun veya GİRİŞ yapın...