Pazar, 08 Temmuz 2012 14:33

DUADAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK!

Oy ver
(39 oy)
dua

Maaş farkları arasındaki uçurum giderilerek mağduriyetlerimiz önlensin diyerek yırtınmamıza rağmen, aradaki uçurumun daha çok arttırılması için çalışma yapıldığını görüyoruz. Son çare olarak hukuk yoluna başvurduk. % 85- 90 kadarımızın mağduriyetini sona erdirecek davamızın Yargıtay temyiz süreci devam etmektedir. Şimdilik öncelikle Allah'a sığınarak dua etmekten, sonra da hâkimlerimize güvenmekten başka çaremiz yoktur.

Yorumlar

0Kemal Uğur12-01-2013 12:21#11
Arkadaşlar Temad'a üye olalım yakınınızda üye olmayanları teşvik edelim, birlikten kuvvet doğar herkese bu siteyi önerelim etkin kullanalım :lol:
+4İLHAN11-01-2013 16:00#10
Sayın meslektaşlarım, Temad'ın bugün itibariyle 90 civarında şubesi var. Her şubeden 2 kişi twitterda mesaj atsa 180 kişi yapar. Ayrıca bu 90 şubenin sadece başkanları en yakın birliğe gidip(orduevi, kamp , sosyal tesis.) 1 muvazzafla görüşse.. Kaç kişi mücadele eder? Bu yönlendirme yapılmalı. Ben canımı dişime taktım her platformda mücadelemizin içinde olmak için elimden geleni yapıyorum.. LÜTFEN biraz duyarlı olalım. Herkese saygılarımla.. İkm.Bçvş.İlhan ZEYBEKOĞLU
+18yusuf karakoyun12-07-2012 20:41#9
Saygıdeğer büyüğümüz; dua etmek konusunda çok doğru söylüyorsunuz. Duanın gücü,kişiye sağladığı moral ve motivasyon tabii ki çok önemli.Gönülden ve kalpten inanmak haklı olduğunuz davada önemli bir güç kaynağı.Biliyorsunuz birde 'fiili dua' var. Tıpkı sizin yaptığınız gibi.Haklarımızı yasal zeminlerde, mahkemelerde aramak gibi.Siz bu konuda üzerinize düşeni yapıyor,bizlere örnek oluyorsunuz.Selamlar ve saygılar size.
+16Murathan SİPAHİOĞLU10-07-2012 10:56#8
Emeklilikte çalıştığım bir işyeri üst yöneticisi; “Çalışana hakkını, kurbanlık koyunu bir tutam otla kurban edileceği yere götürür gibi vereceksin. Oraya vardığında iş bitmiş olacaktır.” demişti.

Şimdi, biz yolun neresindeyiz, acaba.?.

Bir başkası; “Çalışana sadece ayakta durabilecek kadar vermelisin. Sallanıp, düşecek gibi olduğunda; düşmeyecek kadar az verirsin.” diyordu.

Endişelenmeyeli m.?.
Sallanmaya başladığımızda; düşmeyecek kadar vereceklerdir.

Maalesef…
+14HARUN KURUOĞLU10-07-2012 10:28#7
Hasan Çankaya meslektaşımın düşüncelerine katılıyorum.Zor oyunu bozar.
+17EMEKLİ ASSUBAYLAR09-07-2012 18:42#6
Sayın Abdullah ZENGİN'in teknik nedenle sayfaya yazamadığı yönetimden yazıya yorum olarak eklenmesini rica ettiği mesajı aşağıdadır;

Sayın Turan,
Çabalarına hayranlık duyduklarımdan birisiniz.Bilimsel verileri incelediğiniz zaman,duygusalı ğa ve maneviyata yer olmadığını göreceksiniz.Acı da olsa durum bu.Başarılı olmanın yolu sizin gibi çalışıp çabalamaktan,hu kuk yollarını aşındırmaktan,y asanın verdiği eylemleri yapmaktan geçer.
Eğer hiç biri sorunlarımızı çözmüyorsa,biri leri sokakları işaret ediyor demektir.İllegal yapıların mevcut düzenleri sarstığına hepimiz şahit oluyoruz.Tek çare buysa bunu mu yapacağız?
Bazıları ahkam kesiyor,yazılan ları olumlu veya olumsuz tenkit ediyor,bazıları ağalar gibi akıl veriyor.Bedel ödeyip bu zümrenin günah keçisi olanların,ordud an atılıp esamesi okunmayıp unutulanların dili yok ki konuşsun.
Birileri uzayda mı yaşıyor?Şu an meclis-genkur-msb üçgeninde eski yönetimler oluşumlar çaba göstermedi mi?Kimsenin avukatı değiliz,Balçova Temad olarak yıllar önce bu çabalar bu çalışmalar yapıldı.Hem muhalefet hem de iktidar partileri tarafından sosyal haklarımız için önergeler verildi. Bazılarının tabiriyle dosyalar alınıp dosyalar verildi.
Şimdi...Bunları yaşamış ve hiçbir netice alamayan,bugün git yarın gel mantığıyla bizi oyaladıklarını gözönüne serdiğimizde neden grev kırıcı oluyoruz.
Bizimkisi şu,arkadaşlar uyanık olun,aynı çark dönüyor.10 yıllardır verilen sözler sil baştan servis edilmektedir....
Sayın Keser'in Temad'a kazandırdığı ivme yadsınamaz,inka r edilemez, hakkını teslim ediyoruz.Ancak geçmişte bunlar başımıza geldi,bunu bilsin.
Saygılarımla.
+15Celal ELBİR09-07-2012 16:23#5
Değerli büyüğüm; umuyor ve diliyorum ki, çabalarınız olumlu sonuç versin, mağduriyetler sona ersin. Ancak, öyle olmasa da, lütfen siz, içinizi müsterih tutun. Zira, mücadele azminiz ve inancınızla, yasal platformlarda hakkımızı aramak adına yaptıklarınızla ; siz, uzun zamandır bir sembol isimsiniz. Bunlara rağmen, ön planda görünmemeye gösterdiğiniz önem, sizi daha da büyütüyor, tevazunun da şampiyonu yapıyor. Saygılarımı sunuyor, ellerinizden öpüyorum.
+24Hasan ÇANKAYA09-07-2012 14:56#4
Tüm dünyada çalışanların hak arama mücadelesinde metod bellidir. Bu konuda Amerikayı yeniden keşfe gerek de yoktur. Örneğin 8 saatlik çalışma hakkı ölümler pahasına kazanılmıştır. 1 Mayıs 1886'da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Chicago(Şikago) 'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Bu gösteriler 1 Mayıs'ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs'ta kanlı Haymarket Olayı'na yol açtı. Ve sonunda işçiler bu hakka kavuştular. 1 Mayısta işçi bayramı olarak ilan edildi.
Türkiye'de ise, işten çıkarılan Türkan Albayrak'ın 117 gün süren işyerinin karşısında çadır kurarak yaptığı direniş bir çok kez polis müdahalesine de maruz kalmasına rağmen kazanımla sonuçlandı. Türkan Albayrak işe dönmesi sonrası “Kazanan direniştir.Eğer direnmeseydim şu an evinde oturan işsiz bir kadın olacaktım”demiş ti.
Milliyet gazetesindeki bir habere göre ülkemizde; 2010 yılında 100 milyon doların üstünde serveti olan insan sayısı 318 kişi iken 2011 yılında bu sayı 344’e çıkmış. Bu sistemde bir kesimdeki servet birikimi, diğer kesimlerde sefalet, yorgunluk, bezginlik, kölelik, bilgisizlik ve yozlaşmayı getirmektedir. İki tarafın birden zenginleşmesi mümkün değildir.
Verilen örnekler kesintisiz sonuç alıncaya kadar mücadele etmekle bir yere varılacağını göstermektedir. 1 gün süren milyonluk gösteri yerine günlerce süren 50-100 kişilik gösteriler sonuç almaktadır. Ha şunuda söylemeden geçmeyelim. Hukuki mücadele ilede bir yere varılamaz. Yasaları çıkartanlarda aynı insanlar.Yani hak verme isteği olmayanlardır. Onlar için lehlerine istedikleri kanunu çıkarmak 1-2 saatlik iştir.
Astsubayların hak arama mücadelesi somut talepler etrafında kesintisiz mücadele ile sonuç alabilir. Dua, hukuk, konserde tişört giymek vb. kendimizi aldatmaktır.
+15atilla abaylı09-07-2012 11:55#3
Sayın TURAN, Adalet er yada geç gerçekleşir.Ançak tsk yı bu noktaya taşıyıp iki temel unsuru bu noktada birbirleri ile karşı karşıya getiren 1982 anayası ile NİTEKİM kenan evren dir.Bizlere bu kötülügü yapan tüm unsurlara lanet olsun ...!!!
+12Hasan09-07-2012 11:13#2
Sayın İsmail TURAN tek umudumuz hukuk yolu başka çıkar yolumuz yok,size açmış olduğunuz bu davadan dolayı çok teşekkür ederim. Saygılarımla.
+15Ahmet CAN09-07-2012 09:07#1
Sayın TURAN,bütün mazlum ve maddi olarak çok mağdur Assubaylar için mücadele eden,gerçekten saygıya layık saygıdeğer büyüğüm.Söylediğiniz gibi Allah'a dua etmekten başka çaremiz yok.İnşallah, mazlumların yanında olduğuna inandığım rabbim,bilinçli ve sistemli olarak açlık seviyesi düzeyinde emekli aylığına mahkum edilen bizleri bu durumdan kurtarır.Hakimlerimize güvenmek konusuna gelince;maalese f o konuda hiç ümidim yok.Şu sebeple;ülkemiz de uzun senelerdir bütün iktidarlarca vaat edilen devlet personel rejimi (Çalışan,emekli bütün kamu görevlilerinde gelir adaleti sağlayacak)refo rmu,kendilerini n de diğer sıradan kamu görevlileri ile aynı kefede değerlendirilme sine tahammül edemeyen,en yüce mahkememizin(An ayasa mahkemesi)üyele ri tarafından engellendiğini, iktidarın çok yetkili bir ağızından Tv.de dinledim.En yüce mahkemedekiler böyle ise,Hakimlerimi ze nasıl güveneyim?

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir. Yorum yapmak için lütfen KAYIT olun veya GİRİŞ yapın...