Cumartesi, 24 Aralık 2011 17:59

ÜSTÜNLERİN HUKUKUNDAKİ KIYAK YASALAR

Oy ver
(28 oy)
ustunlerin-hukuku
 
Değerli arkadaşlarım,
2010 yılında Anayasa'nın bazı maddeleri değiştirildi ve halk oyuna sunuldu.

İktidar partisi;

  • Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü egemen kılınacak.

dedi! Muhalefet ise;

  • "Bu değişiklik Hukukun üstünlüğünü değil, üstünlerin hukukunu egemen kılmak için çıkartılıyor.

dedi. Halk, hukukun üstünlüğünün kazanmasını tercih etti. Peki şimdi ne oldu?

Hem iktidar, hem muhalefet hepsi birlikte üstünlerin hukukunda karar kıldılar. Menfaatleri ortak. İstikbale yönelik. Kimsenin kimseye meydanlarda diyeceği bir söz olmasın diye de ortak hareket edilmesi gerekirdi. Öyle de yaptılar zaten. Demokrasi, hukuk, adalet, hakkaniyet, insaf, vicdan insanlık vız geldi, tırıs gitti..

Basında ise, bu dönemde en iyi para getiren iş şakşakçılık oldu! Söz konusu olan menfaat olunca tarafsızlık ve halkın doğru haber alma hakkı bir yana, utanma duygusu bile yok oldu.

Vekillerimizi, danışmanlarını, kamu üst düzey yöneticilerimizi besleyip, lüks içinde yaşatabilmemiz için daha çoook borçlanıp daha çok harcamamız gerekecek. Yaptığımız her harcama ile bu lüks yaşantıya yardımcı olmamız lazım! Politikacılarımız seçim dönemlerinde tekrar meydanlara çıktıklarında çılgınca destekleriz.

Bize hep kaynak sorununu ileri sürmüşlerdi.. Özellikle kaynak sorununu ileri sürenlere sormak lazım. Kaynak üst tarafta bu şekilde paylaşılırsa, alttakilere kalır mı? Kalsa bile vermek istenir mi? Kaynağın adil paylaşımını bu zihniyettekiler gönüllü olarak yaparlar mı? Sorun burada işte. Açıkça ve mertçe kaynak sorunu yerine adil paylaşım problemimiz var. Size vermek istemiyoruz deselerdi daha doğru olacaktı. Bu bir duruştur. Şahsen ben saygı ile karşılardım...

  • Asgari ücrete aylık 19 TL.
  • Kamu görevlilerine % 3 ya da % 4 olmasına dahi karar veremedikleri için belirsizlik halen sürmektedir.
  • Milletvekili danışmanlarına maaşları bir çırpıda 5400 TL'sı!
  • Üst düzey kamu yöneticilerinden en az alanına 4680 TL!
Emekli vekillerimize 8000 TL. 2020 yılına kadar Cumhurbaşkanı maaşının % 62'si oranında maaş, 2 yıl milletvekilliği yapanlar bu maaşı almaya müstahak görülmüş, milletvekilliği döneminde emeklilik hakkını kazanamayanların 4 yıl süresince primlerinin devlet tarafından ödenmesi kararlaştırılarak yasal hükme bağlanmıştır.

Türk Parlamenterler Birliği Başkanı, yapılan “kıyak” emekli düzenlemesi ile ilgili sorulan bir soruya karşılık;

  • “Bizler sıralamada 38. sıradayız. Emekli askeri ve mülki personele bakın. Onların durumları bizden daha iyi. Biz aslında önceki statümüze geri öndük “

diyor. Adam gerçekten haklı. Çünkü nasıl olsa Meclis ve üst düzey yöneticiler, kendi aralarında özlük haklarını düzenleme konusunda yarışa girdiler. Bir kesime 2. tur iyileştirmeyi 631 sayılı KHK ile yaptığı için geride kalmış oldular. Elitler arasındaki sıralamada kimse kimseden geride kalmak ister mi?

Halkımız, önce hastane muayene katılım paylarını, sonra reçetelerinde her kalem ilaç için 1 liralarını, harcayacakları her kuruştan vekillerimize ve onların uygun gördükleri kesimlere verilmek üzere vergilerini aksatmadan ödemek zorundadırlar. Hukukçular;

  • “Yasa koyucu dahi temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'yla belirlermiş adaletten ve hukuk düzeni bilincinden uzaklaşıldığında o devletin SOSYAL HUKUK DEVLETİ olma özelliğinin geçersiz olduğunu”

söylemektedir. Yani "devlet yok hükmündedir" diyor. Bu tanıma ve yapılan bu uygulamalara baktıklarında, vicdanları ile baş başa kaldıklarında gerçekten bu tanımın doğru olduğunu düşünüyorlar mı acaba? Bu tanım doğru ise, 19-50 TL. arasında zam yapmayı düşündükleri büyük toplum kesimlerinin alın teri ve göz nurunu düşünerek haram sözcüğü çağrışım yapıyordur her halde!

Makam, mevki, temsil, kadrosuzluk tazminatı alıp, kamu arazisinde yaptırılan lüks konutlarda oturan, zırhlı ya da lüks arabalara binen, asla geçim sıkıntısı nedir bilmeyen, kendi sınıfına, ya da kendisine oy verdiklerini düşündükleri kesimleri koruyup kollayan, diğerlerini yok sayıp, orta çağ zihniyeti ile bakan büyüklerimiz, bu gidişler gidiş değil. Mazlumun ahını almamalısınız. Sadece tarihe bakın ve sizin gibi yapanların sonlarının nice olduğunu, nasıl anıldıklarını görüp ibret almanız gerekir.

Biz assubaylar ise hak ettiğimiz derece ve kademeler verilmediği gibi, kamu personeli arasında adeta ayrımcılığa tabi tutulmuş, sahipsiz, hukuk ve adalete güveni kalmamış, zul içinde, olan biteni hayret ve dehşetle izler durumdayız. Yalvararak el avuç açarak hak alınamayacağını biz de bir gün öğreniriz sanırım. Bize hak ettiklerimizi vermek istemeyenlerin yaptıkları açıklamalarda sık sık şunu tekrarlıyorlar. “Assubaylar hallerinden memnundur. Yalnızca bir avuç azınlık var. Onlar şikayetçi. Onlar da dışarıdan okul bitirdikleri için hak talep ediyorlar” deniyor.

Sorumluluk mevkiinde olanların, kendi menfaatlerini bölüşmemek uğruna bir milletin 3000 yıllık var olma nedeni olan ordusunun büyük bir kısmını uyduruk bahanelerle nasıl zillet içinde bırakıldığı, bu yetkililer açısından ibret ve hayret verici olmaktadır.

Mücadele ile hak kazanılmayacağını düşünen meslektaşlarıma acizane bir tavsiyem var. Gelişmiş toplumlarda hak arayan insanların, mücadele evrimlerini bir kenarda tutalım. Belgeselleri dikkatle izlesek dahi, haklı olunca, aynı amaç uğruna birlikte hareket edince, kararlı bir mücadele verilince, nasıl başarılacağının örneklerini görür, belki bizler de kendi açımızdan ibret alırız. Farklılıklarımızı bir tarafa bırakarak, asker olarak birlikte hareket etmenin ne anlama geldiğini bizlerden daha iyi bilen topluluk olmaması gerekir.Saygılarımla.

Yorumlar

+15İSMAİL TURAN27-12-2011 12:19#3
Eylem yapanlarla miting yapanlara hiç bir hak verilmeyeceği yönündeki görüş doğru değil. Geçtiğimiz günlerde öğretmenler eş durumu tayini için Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaparak yüzüklerini bakanlık önüne bıraktılar.

Son çıkan kanuna göre öğretmenlerin özür tayinleri sadece yılda bir sefer ve yaz aylarında yapılması gerekirken, bir yolu bulunarak yıldırım hızıyla Aralık ayında tayin kararı alındı. Tabii bu karar çok yerinde ve doğru karar olduğundan ben şahsen öğretmenlerimiz adına çok sevindim. Helal olsun öğretmenlerimiz e.

Bir insan bir şeyi yapmak istemiyorsa binlerce bahane bulur, yapmak isterse de mutlaka bir yolunu bulur. Bahanelerin hepsi hikaye.
+16Erdal Günşer26-12-2011 13:54#2
Sayın Duran, ben de nacizane olarak yazınıza katkı yapmak istiyorum. Şu sıralar Cumhurbaşkanlığ ının görev süresinin sona ermesinden sonra Sayın Başbakanın, Cumhurbaşkanı olması kesin olduğundan dolayı kendisine yüksek yetkili bir makam hazırlanıyor.
“AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, 'Sayın Başbakanımız Köşk'e daha yetkili bir şekilde çıkmalı' dedi. Tanrıverdi'nin mesajları şöyle:
Sayın Başbakanımızın devletin başında olması Türkiye'miz için büyük bir itibardır, onurdur. Başbakanımızın Köşk'e çıkması tamamen kendi takdirlerindedi r. Ancak benim kanaatim, Sayın Başbakanımız Köşk'e daha yetkili bir şekilde çıkmalı. Yetkilerinin artırılması, Türkiye ve dünya insanlığı için etkilerinin artırılması demektir.”
Sayın arkadaşlar işte bu zihniyetteki adamlar tarafından yönetiliyoruz.
Sonra da Kuzey Kore halkının liderinin arkasından ağlamasıyla dalga geçiyoruz.
Padişahım çok yaşa!…
Sayın Başbakan’ın Kızılcahamam toplantısında bürokratlarına ve bakanlarına “kim eylem yaparsa, kim miting yaparsa isteklerini karşılamayın” talimatı verdiğini, bu yüzden eylemlere sıcak bakmadıklarını anlatan TEMAD eski Başkanının sözleri Türkiye Cumhuriyeti'nin ekseninin gerçekten kaydığını göstermiyor mu?
+15Ersen Gürpınar26-12-2011 00:25#1
Bir üniforması da kefen olan assubayları mahalle bekçisinden daha alt kademeden göreve başlatıp hak ettikleri tazminatı vermeyen kurumları ve haklısınız ama bütçe imkanları elvermiyor diyen hükümetin milletvekilleri (bizim vekilimiz olamazlar bizi temsil etmiyor) danışman ve sekreterlerine (dünyada bizde var) %170 zam yapınca elimiz bulaştı şu balı yalayalım diyerek anayasaya aykırı kendilerine imtiyaz tanımışlardır. Bunlara söyleyecek söz bulmak zor bir ümit Cumhurbaşkanını n yasayı VETO etmesinde lütfen tepkinizi iletiniz.
http://www.tccb.gov.tr/sayfa/iletisim/cumhurbaskanina_yazin /

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir. Yorum yapmak için lütfen KAYIT olun veya GİRİŞ yapın...